t3banner
Şubat 2007
















 

Korsan
Bu ayki yazının yazarı ben değilim. Misafirim vaktiyla müzik prodüktörlüğü yapmış, hukuk eğitimli bir arkadaşım. İsmi Fuat Domaniç. Önce bu konuyu yazmam gerektiğini söyledi. Sonra kendi yazdı. Bu seferlik köşeyi ona bırakıyorum. Yazdıklarının altına imzamı atarak...
Hiç korsan CD almadım. Hiç korsan VCD-DVD almadım. Çünkü dükkânlarımızda iyi kötü satılıyor. Satılmayanları ise internet aracılığıyla satın alabiliyorum.
İnternetten hiç müzik ve film indirmemiştim...
Ta ki yeri göğü inleten bir Türkpopu hit’ini arayıp durduğum ülkemizdeki en yaygın müzik mağazası zincirinin tüm şubelerinde uzaylı muamelesi gördükten sonra aradığım bir hiti sıradışı ürünler satmakla tanınan marjinal bir mağazada bulana dek...
Ta ki, en çok sattıkları halde, pek çok ismin eski albümlerinin asla ve katiyen CD’ye basılmayacağını 10 seneden fazla süre sonunda kabullenmek zorunda kalana dek (Tarkan veya Mustafa Sandal  ilk albümlerini bulmayı denemeyin...)
Ta ki, ülkemizin ilk ve en iddialı internet alışveriş sitelerinden birinde Cem Yılmaz’ın DVD’sinin sonsuza kadar “Tükendi” olacağını anlayana dek...
Ta ki, sanal korsanlar “fiziksel” korsanları dahi batırana dek...
Korsan yazılım kullanmama ramak kalmıştı. Çünkü orijinal yazılım ülkemizde satılmıyordu. Satılsa da dükkânda bulunmuyordu. Dışarıdan satın almaya kalktığımda ise Türkiye mümessili (Mecidiyeköy, Blade Runner Han, Dızıldayan Neon İthalat ve İhracat Şti)  olduğu gerekçesiyle engelleniyordum.
Asıllarının arızalarını göz önünde tutarak korsanlarının nelere kadir olabileceğinden korkmam korsan yazılımlardan uzak durmamın tek sebebiydi aslında.
Bugün bile dünyanın en büyük yazılım markasının en sıradan ve yaygın büro yazılımını veya işletim sistemini İstanbul’un göbeğinde bulamayabiliyorsunuz. Bulsanız da dışarıya göre iki kat pahalı. Kurmaya kalktığınızda ise başınıza gelenler korsan tarafından pişirilmiş tavuğun başına dahi gelmeyebiliyor. Yani cebimizde paramızla “pütürlü silikon” devrinin “dinozorlarından” sopa yiyip duruyoruz...
Dinozorlardan çağdaş ayağı atanlar, internetten CD parasına müzik satmaya kalkıyor. Üstüne sattıkları şarkılara nasıl olsa kırılacak olan ve sadece yasal kullanıcının hayatını zorlaştıran kopya kilitleri koyuyorlar.
Yerli muassır dinozorları ise hiç sormayın! “Kutuda yazanı anlarsan alırsın” tipi bedava dağıttıkları bir şarkıyı onların internet sitesinden indirmeye kalkarsanız yandınız! Önce Guantanamo’da yakınınızı ziyaret etmek için vize başvurusu zulmü görüyorsunuz, sonra şarkınız inmiyor, ısrar ederseniz size inme inebilir ama...
Herkes her şeyi çatır çatır internetten indiriyor. En baba müzik albümünün fiziksel satışları 10.000’lerle ifade ediliyor. Müzik sektörü dünya çapında krize girmiş durumda. Müzik kanalları müzikten çok “ekstrem eşek şakası” veya “eblehler için buluşma kanalı” haline geldi. Ama neredeyse her şeyi internetten bedavaya ya da çok ucuza indirmek mümkün. İşinizi görecek yazılımları internetten indirip ucuz  olanlarını yasal olarak, pahalı ve/veya zor ulaşılır olmakta ısrar edenleri ise bedava kullanabiliyorsunuz.
Özetle “Pütürlü Silikon Devri” dinozorlarının hakkından sanal alem korsanları geliyor. Bir de şu dinazorlar aslında uçmadıklarını bir anlasalar...

İzzeddin Çalışlar
 
Diğer yazılara ulaşmak için





  

Anasayfa   |   Haberler   |   Seçkin   |   Mercek   |   Grup Test   |   Keyif   |   T30   |  Keşif  |  Bize Ulaşın  |  Linkler   |  Abone Künye

Minimum 1024 x 768 çözünürlük için tasarlanmıştır.